Kelanizm’ in doğuşu Kelan mahlaslı bir şairin Osmanlı’nın Lale Devri zamanlarında ortaya koymuş olduğu düşünce akımıdır. Şair’in mahlası “büyük, baş” anlamına gelmektedir. Mahlasının Kelan olmasının tek sebebi büyük bir sanatkâr olup devlet büyüklerine kendini gösterip ün ve şan kazanmaktı… Kelan’ın ortaya koymuş olduğu düşünceler aynı zamanda kendisinin de hayat felsefesiydi. ”Ben dünyaya insanları mutlu etmek için gönderildim, ,insanları mutlu etmek benim ibadetimdir. “ bu Kelan’ın ortaya koymuş olduğu kendi düşüncesidir. Bu bir düşünce şeklidir sadece, din değildir. Yani Budizm gibi değildir. Budizm gibi Buda’nın inandığı şeylere inanmak, uygulamak ve ona tapmak değil, sadece onun inandığı şeylere inanıp, uygulamaktan ibarettir Kelanizm. Pek farklı dinden, dilden, ırktan Kelanist insanlar bulunmaktadır. Yani Feng-Shui gibi bir yaşam şeklidir. Nasıl Feng-Shui’ ye Müslüman, Hıristiyan, Türk, İngiliz, Çinli inanıp uygulayıp, yaşayabiliyorsa Kelanizm’ e de herkes inanabilir.
Kelan ayrıca AŞK’ın bir insana değil imkânsızlığa olduğuna inanırdı. Aşk dediğin Kerem ile Aslı’nın, Romeo & Juliet, Ferhat ile Şirin’in ki gibi imkânsız olduğuna inanan biriydi. Zaten aşk imkânsızlığa rağmen sevme duygusudur. Bu yüzdendendir ki şiirleri aşk üzerine değil çoğunlukla ayrılık, yalnızlık üzerinedir. Tabi ki bu pesimistlik değildir. Sadece aşkın imkânsızlığa olan bir duygu olduğunu bilmektir.
Kelan’ın düşünceleri bunlarla kısıtlı değildi bir düşüncesi daha var. Kaderimizi kendimiz yazarız derdi. “Hayatımız bir hikaye ise hikayenin tanrısı biz olmalıyız hayatı kendimiz tasarlamalıyız, kendimiz oynamalıyız. Ama bu tanrı olayına kendimizi kaptırmamalıyız çünkü biz ölümlüyüz.” Bu sözleriyle çok büyük tepki alıp kendisini darağacında asılırken bulmuştur. Asılacağını duyduğunda yazdığı 6 mısrayı hemen aşağıda bulabilirsiniz…
Kaderimi kendim yazar
Kendi kendime oynarım
Bu kurmaca hayatımı
Ben ki kaderimin tanrısı
Ama ne yazık ki
Sonumuzmuş darağacı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder